TAZMİNAT DAVALARI
MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT DAVALARI
Maddi tazminat davası, hukuka aykırı bir eylem nedeniyle malvarlığında meydana gelen eksilmenin, yani maddi zararların giderilmesi; manevi tazminat davası ise aynı eylemler nedeniyle kişinin yaşadığı üzüntü ve elemin yol açtığı manevi zararların giderilmesini amacıyla açılan davalardır.
Maddi ve manevi tazminat davaları birlikte açılabileceği gibi ayrı ayrı da açılabilir. Ticari nitelikte olmayan tüm tazminat davaları, talep edilen tazminat miktarına bakılmaksızın asliye hukuk mahkemelerinde açılır.
Tazminat Davası Türleri :
Maddi ve manevi tazminat davası, herhangi bir nedenle uğranılan haksız bir maddi veya manevi zararı gidermek amacıyla açılabilir. Tazminat davaları, genel olarak haksız fiil veya sözleşmeye aykırılık nedenlerine bağlı olarak açılmasına rağmen, birbirinden farklı birçok hukuki gerekçeye dayalı olarak açılmaktadır. Genel olarak en çok açılan tazminat davaları şunlardır:
- Trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat davası,
- Sözleşme ihlali nedeniyle maddi ve manevi tazminat davası,
- İş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davası,
- Suç işlenmesi nedeniyle maddi ve manevi tazminat davası,
- Hatalı doktor uygulamalarından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davası,
- Yazılı veya görsel basın veya sosyal medya üzerinden kişilik haklarına saldırı nedeniyle açılan manevi tazminat davası.
DESTEKTEN YOKSUN KALMA DAVASI :
Tazminat davalarının en önemlilerinden biri de Destekten yoksun kalma tazminatıdır. Bu davanın konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle uğranılan kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir.
Dolayısıyla, trafik kazası sonucu desteğini yitiren kimse uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Ancak, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle, ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli bir yardımın varlığı gerekir.
Destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır; sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır.
SÖZLEŞME NEDENİYLE TAZMİNAT DAVASI :
Sözleşmesel sorumluluk kavramı hayatın her alanında karşımıza çıkmaktadır. Hekim sorumluluğu, müteahhitin sorumluluğu, satıcının sorumluluğu, acentenin sorumluluğu, prodüktörün sorumluluğu, vb… sorumluluklar aradaki esas sözleşmesel ilişkiden kaynaklanmaktadır. Sözleşmeden doğan tazminat sorumluluğunda ilişkinin esasını teşkil eden sözleşmeden dolayı zarara uğrayan ve bu zararı belli delillerle ispat eden kişinin tazminat hakkı doğmaktadır.
Türk Borçlar hukukuna göre sözleşmeler gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ve alım satım sözleşmesi gibi tipik sözleşmeler olabileceği gibi taraflar özgür iradeleriyle farklı sözleşmeler de yapabilirler. Sözleşmenin ifa edilmemesi, eksik ifası veya haksız feshedilmesi durumlarında tarafların birbirinden maddi ve manevi tazminat talep etme hakları doğar.
DAVANIN AÇILACAĞI YER :
Maddi ve manevi tazminat davası, tüm davalar için yetkili yer olan davalının ikametgahında, davalı tüzel kişi yani şirket ise tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye hukuk mahkemesinde açılabilir Davalı sayısı birden fazla ise, tazminat davası herhangi birinin yerleşim yerinde açılabilir Örneğin, trafik kazasına neden olan aracı sigortalayan şirketin merkezi İstanbul, araç sahibinin ikametgahı Ankara, araç şoförünün adresi İzmir olsa bile, trafik kazası nedeniyle açılacak tazminat davası bu yerlerden herhangi birinde açılabilir.
Sözleşmenin ihlali nedeniyle açılacak tazminat davaları, yukarıdaki yetkili mahkemelerde açılabileceği gibi sözleşmenin ifa edileceği yerdeki asliye hukuk mahkemesinde de açılabilir. Haksız fiil (trafik kazası, iş kazası, doktor hatası vs.) nedenine dayalı maddi ve manevi tazminat davası, yukarıda belirttiğimiz genel yetkili mahkemelerde açılabileceği gibi aşağıdaki mahkemelerde de açılabilir. Haksız fiilin işlendiği yer mahkemesinde tazminat davaları açılabilir.
- Zarar haksız filin işlendiği yerden başka bir yerde meydana gelmişse, zararın meydana geldiği yerde de tazminat davası açılabilir. Örneğin, İstanbul’da bilişim sistemi üzerinden İzmir’de bulunan bir şirkete zarar verildiğinde hem İstanbul mahkemeleri hem de zararın meydan geldiği yer olan İzmir mahkemeleri yetkilidir.
- Haksız fiillerde zarar görenin ikametgahında da tazminat davası açılabilir. Örneğin, Balıkesir’de iş kazası geçiren bir işçinin ikametgahı İstanbul’da ise tazminat davası İstanbul’da da açılabilir.
ZAMANAŞIMI SÜRELERİ :
Maddi ve manevi tazminat davalarında zamanaşımı süreleri hukuka aykırı fiilin niteliğine göre değişmektedir. Haksız fiile dayalı olarak açılan tazminat davalarında zamanaşımı süresi fiil ve failin öğrenilmesinden itibaren 2 yıl her halde 10 yıldır.
Ancak haksız fiilin aynı zamana suç teşkil etmesi halinde ceza zamanaşımı uygulanmakta olup buna göre zamanaşımı süresi TCK’nda o suç için öngörülen ceza zamanaşımına tabi olmaktadır. Sözleşmeden kaynaklı maddi ve manevi tazminat davalarında zamanaşımı 10 yıldır. Yine boşanmadan kaynaklı tazminat davalarında zamanaşımı ise boşanma davasının kesinleşmesinden itibaren 1 yıldır.