ORMAN DAVALARINDA YENİ DÜZENLEME

Türkiye’de yıllarca vatandaşların tapulu arazilerinin dava yoluyla ellerinden alınmasına olanak veren 6831 sayılı Orman Yasasında yapılan yeni bir düzenleme ile orman vasfıyla el konulan arazilerin geri alınması ve devam eden davaların sulh ile sona erdirilmesi yolu açılmıştır.
Bu amaçla; 11.06.2026 tarihinde kabul edilip 20.06.2026 tarihinde yürürlüğe giren 7584 sayılı yasa ile 6831 sayılı yasaya eklenen 22. Madde ile kesinleşmiş orman kadastrosuna göre sınırlandırılan taşınmazlar ile dava açılarak tapu kaydı iptal edilen ve hazine adına kayıt-tescil edilen taşınmazlara dair yeni bir düzenleme yapılmıştır.
Buna göre;
- “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce kesinleşmiş orman kadastrosuna göre kısmen veya tamamen Devlet ormanı olarak sınırlandırılan taşınmazlardan;a) Hazine adına kayıtlı olmayan, tapu ve kadastro veya imar mevzuatına göre oluşturulup halen gerçek veya tüzel kişiler adına tapuda tescilli olanlar için malikleri, kadastro tespitleri davalı olanlar için ise davaya taraf olan gerçek veya tüzel kişiler tarafından idareye başvurulması ve söz konusu başvurunun Orman Genel Müdürlüğünce uygun görülmesi,b) Orman Genel Müdürlüğü tarafından resen yapılan inceleme ve araştırma sonucunda gerçek veya tüzel kişiler adına var olan tapu kayıtlarının doğruluğunun tespit edilmesi,hallerinde mevcut tapu kayıtları bedel alınmaksızın geçerli kabul edilir ve tapu kütüklerindeki varsa orman şerhleri terkin edilerek söz konusu taşınmazlar hakkında bu Kanun hükümleri uyarınca işlem yapılır.” düzenlemesi getirilmiştir.
Kanunun bu fıkrasının yürürlük tarihi öncesinde orman vasfı kesinleşmiş olup henüz dava konusu edilmemiş olan ya da davası devam eden taşınmazların genel müdürlük envanterinden çıkarılmasına yönelik tasfiye amacı güttüğü anlaşılmaktadır. Daha önceki uygulamalar ile mülkiyet hakkının ihlali nedeniyle doğan büyük tazminat yükünün azaltılması yada minimize edilmesi ve vatandaşın yaşadığı mağduriyetin giderilmesi yönünde önemli bir adım atılmıştır.
2. Yapılan düzenleme ile 6831 sayılı yasasa eklenen 22. Maddenin 2. Fıkrasında ise; “Açılan davalar sonucunda tapularının iptaline karar verilerek kesinleşen ancak tapuda henüz infaz edilmeyen kararlara konu taşınmazlar hakkında taşınmaz bedeli karşılığı olarak mahkeme kararları gereğince ödeme yapılmamış olması veya taşınmaz bedeli karşılığı olarak mahkeme kararları gereğince ödeme yapılmışsa yapılan toplam ödemenin Hazineye geri ödenmesi hallerinde bu madde uyarınca işlem yapılır. Ancak Hazineye geri ödenecek bedel taşınmazın güncel rayiç bedelinden az olamaz.” düzenlemesi getirilmiştir.
Bu fıkrada; Orman İdaresi tarafından tapu iptal davası açılması veya taşınmaz maliki tarafından idare aleyhine tazminat davası açılması ve bu davaların sonucunda mahkemece taşınmazın kayıt maliki adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Maliye Hazinesi adına tesciline yönelik karar verilmiş olması, verilen kararın kesinleşmiş olması ancak Kesinleşen mahkeme kararının henüz tapuda infaz edilmemiş olması şartları düzenlenmiştir. Bu durumda tapu halen vatandaş adına kayıtlı olduğundan görülmekte olan davalar hiç görülmemiş gibi işlem yapılacak ve bedeli ödenmek şartıyla yine tapudaki şerh kaldırılacaktır.
Bu fıkradaki en büyük sorun; vatandaşın açtığı davada ödenen tazminatın tapudaki şerh kaldırılırken güncel rayiç olarak belirlenmesidir. Zira kısa süre önce farklı hesaplarla ve genellikle rayiç bedelin çok altında bir bedel alan vatandaş taşınmazı geri alırken-tapu kaydındaki şerh kaldırılırken- çok daha yüksek bir bedel ödemek zorunda kalabilecektir.
Genel Değerlendirme ve Sonuç
6831 sayılı Orman Kanunu’nda gerçekleştirilen reform niteliğindeki bu değişiklik ile Vatandaşın Anayasa ile korunan mülkiyet hakkının ihlal edilerek tapulu taşınmazının elinden alınması sürecinin yeniden yapılandırılması ve mağduriyetin giderilmesi amaçlanmıştır.
Ancak, tapuların iade sürecinde bedelin güncel rayiç olarak belirlenmesi vatandaş açısından ciddi mağduriyet oluşturabilir. Vatandaşların belirlenen 2 yıllık başvuru süresinde idareye başvuru yapmaları hak kaybının önenmesi bakımından önemlidir.
