MURİS MUVAZAASI DAVASINDA ZAMANAŞIMI VAR MI ?
Ülkemizde en sık karşılaşılan ihtilaf ve dava türlerinden biri de muris muvazaasıdır. Murisin, yani miras bırakanın, mirasçılarından birine veya üçüncü bir kişiye tüm malvarlığını veya bir kısmını devretmesi halinde ortaya çıkan bu ihtilafta, diğer mirasçıların dava açarak bu devir işlemini iptal ettirme hakları mevcuttur. İşte murisin vefatından sonra açılacak olan bu dava muris muvazaası davasıdır.
muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davaları, mirasbırakanın mirasçılarından mal kaçırmak kastıyla yaptığı görünürdeki muvazaalı satış ve gizli bağış işlemlerine karşı açılmaktadır. Muvazaalı işlem mutlak butlanla malul olup baştan itibaren geçersizdir. Geçersiz bir hukuki işlemin aradan zaman geçmesiyle geçerlilik kazanması hukuken olanaksızdır. Mülkiyet hakkına ve ayni hakka dayanan muris muvazaası davaları hiçbir hak düşürücü süreye veya zamanaşımına tabi olmaksızın her zaman açılabilir.
Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 23.09.2020 tarihli, 2017/1251 E. ve 2020/673 K. sayılı ilamında bu husus açık ve tereddütsüz bir şekilde ifade edilmiştir:
“Aynî haklar, yasal kısıtlama yok ise nitelikleri gereği her zaman ve herkese karşı ileri sürülebileceğinden, mülkiyet hakkından kaynaklanan muris muvazaasına dayalı davaların da zamanaşımı ve hak düşürücü süreye bağlı olmaksızın her zaman açılabileceği kuşkusuzdur.”
Aynı kararda ayrıca davanın devir işleminden veya murisin vefatından uzun bir süre sonra açılmış olmasının Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesi kapsamında hakkın kötüye kullanılması sayılamayacağı şu şekilde hükme bağlanmıştır:
“Anayasa tarafından güvence altına alınan ve ayni hak niteliğinde olduğu için her zaman herkese karşı ileri sürülebilen mülkiyet hakkına dayalı olarak dava açılmıştır. Bu nedenle kanunun kişiye tanıdığı mutlak bir hakkın aradan uzun süre geçtikten sonra ileri sürülmüş olması, dava hakkının kötüye kullanılması olarak değerlendirilemez.”
Muris muvazaası (mirastan mal kaçırma) davasında herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süre bulunmamaktadır.
Muris muvazaası nedeniyle açılan tapu iptal ve tescil davalarında hukuki durum şu şekildedir:
- Her Zaman Açılabilir: İşlem başından itibaren hükümsüz (kesin hükümsüz / mutlak butlan ile sakat) kabul edildiği için, mirasbırakanın ölümünden sonra istendiği zaman dava açılabilir.
- Başlangıç Noktası: Dava açma hakkı ancak mirasbırakanın (muris) ölümüyle doğar. Muris sağ iken muvazaaya dayalı dava açılamaz.
- Dava Hakkı Sahibi: Saklı pay sahibi olsun ya da olmasın, miras hakkı çiğnenen tüm yasal ve atanmış mirasçılar bu davayı açabilir.
EMSAL YARGITAY KARARLARI :
1. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı
- Esas No: 2020/1-829
- Karar No: 2022/1199
- Tarih: 29.09.2022
Karar Özeti:
“Muvazaalı sözleşme baştan itibaren geçersiz olup, ilke olarak muvazaa iddiası her zaman ileri sürülebilir. Muris muvazaasına dayalı olarak açılan tapu iptal ve tescil davalarında herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süre söz konusu değildir. İşlem kesin hükümsüzlükle sakat olduğundan, mirasbırakanın ölümünden sonra miras hakkı çiğnenen mirasçılar tarafından her zaman dava açılması mümkündür.”
2. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi Kararı
- Esas No: 2014/14726
- Karar No: 2016/3328
- Tarih: 21.03.2016
Karar Özeti:
“Muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı davalarda zamanaşımı ya da hak düşürücü sürenin uygulanma olanağı yoktur. Muvazaalı işlem hiç yapılmamış gibi sonuç doğuracağından, davacının aradan uzun bir süre geçtikten sonra bu davayı açmış olması davanın reddini gerektirmez ve dürüstlük kuralına aykırılık (hakkın kötüye kullanılması) olarak nitelendirilemez.”
✒️Muris Muvazaasına dair daha ayrıntılı bilgiye aşağıdaki makalemizden ulaşabilirsiniz:
✒️Muris Muvazaası davasında profesyonel hukuki destek almak, delillerin doğru toplanması ve sürecin etkin yönetilmesi açısından hayati önem taşır.
☎ Ücretsiz ön değerlendirme:
0533 322 8890
#YalovaAvukat #MirasHukuku #Yalovamirasavukatı